
En épocas de oscuridad, las viejas mentiras resurgen con nuevos disfraces. En tiempos donde la desinformación se propaga con la velocidad de un clic, hoy, se acusa al Estado de Israel —y por extensión al Pueblo Judío— de cometer un genocidio en la Franja Gaza. Esta acusación, repetida con fervor por organismos internacionales y medios sesgados, y en ciertos círculos políticos y mediáticos, no es nueva. Tiene raíces profundas en la historia del antisemitismo: los infames libelos de sangre, que desde el siglo XII acusaban falsamente a los judíos de asesinar niños cristianos para usar su sangre en rituales religiosos, más específicamente en la confección de matsot (panes ázimos) alimento fundamental en la Pascua Judía o Pesaj.
Recordando que el uso de sangre está prohibido por la Halajá (ley judía), tanto en rituales como en alimentación. Debemos agregar que el judaísmo condena el asesinato y considera la sangre como impura.
Como bien me recordó mi amigo Bernardo Oberlander, la historia se repite, pero esta vez con nuevos disfraces.
Estas calumnias, que provocaron pogromos, expulsiones y asesinatos, fueron desmentidas por líderes religiosos como el Papa Gregorio X (1271–1276), conocido por su integridad y compromiso con la justicia, fue uno de los primeros líderes cristianos en rechazar públicamente los libelos de sangre, esas calumnias antisemitas que acusaban falsamente a los judíos de asesinar niños cristianos para rituales religiosos; estudios históricos rigurosos corroboraron que esas aberraciones, esos embustes, no tenían sustento teológico, ni filosófico, ni histórico.
Sin embargo, el patrón se repite: se demoniza al judío, se le convierte en símbolo del mal absoluto, y se justifica así su persecución.
Estas calumnias surgieron en la Europa bajomedieval y se convirtieron en una herramienta de persecución sistemática contra las comunidades judías, su objetivo final deshumanizar al pueblo judío, como sucede hoy en día donde se desea con ahínco hacer ver al Estado de Israel como culpable de todos lo males del mundo.
En un mundo saturado de narrativas manipuladas, el fundamento de los libelos de sangre que parecen cosa del pasado, su lógica persiste en teorías conspirativas modernas que acusan a los judíos de controlar gobiernos, medios o finanzas. La persistencia del antisemitismo, de la judeofobia exige una memoria activa y una educación crítica.
El 7 de octubre de 2023, el grupo terrorista Hamás llevó a cabo una masacre contra civiles israelíes que incluyó asesinatos, violaciones, mutilaciones y secuestros. El Proyecto Dinah, respaldado por testimonios forenses, sobrevivientes y expertos legales, ha documentado que Hamás utilizó la violencia sexual como arma sistemática de guerra.
Lo que ocurrió el 7 de octubre de 2023 no fue una operación militar ni una resistencia legítima. Fue un intento de genocidio. El grupo terrorista Hamas, junto con otros cómplices, ejecutó lo que su carta orgánica proclama abiertamente: la destrucción del Estado de Israel y el asesinato de sus ciudadanos. Las imágenes, los testimonios y los informes forenses hablan por sí solos: mujeres violadas, vejadas, asesinadas y quemadas vivas; bebés incinerados; niños secuestrados, hombres fueron torturados y violentados sexualmente, y aún hay más de 50 rehenes, secuestrados, retenidos por sádicos que celebran el dolor ajeno como trofeo político.
-
“Chile está con Palestina”: el mensaje del presidente Gabriel Boric que generó repudio e indignación
Sin embargo, mientras el mundo se apresura a condenar a Israel, guarda un silencio sepulcral ante otros genocidios que se cometen en tiempo real. ¿Quién alza la voz por los drusos sirios masacrados por fuerzas islamistas? ¿Quién denuncia la persecución de cristianos en Medio Oriente, o el exterminio de minorías en Siria, Yemen o Nigeria? Las imágenes son brutales, los testimonios desgarradores, pero la comunidad internacional parece mirar hacia otro lado.
Y en medio de esta hipocresía, el secretario general de la ONU, António Guterres, se permite acusar a Israel con falacias, mientras cobra un salario superior al del presidente de Estados Unidos. Su silencio ante los crímenes de Hamas y su tibieza ante los genocidios reales lo convierten en cómplice por omisión, en cómplice por silencio. ¿Dónde está su condena inequívoca a la masacre del 7 de octubre? ¿Dónde está su defensa de los derechos humanos de los israelíes?
El Estado de Israel, como bien dijo el expresidente uruguayo Julio María Sanguinetti, es la última trinchera de Occidente. No por arrogancia, sino porque representa los valores democráticos, la libertad religiosa, la dignidad humana y el derecho a existir.
El antisemitismo no murió: se transformó en discursos académicos, en campañas políticas y en resoluciones diplomáticas. Y como en el pasado, se alimenta de ignorancia, odio y complicidad.
Si hubo un genocidio, fue el que se intentó ejecutar el 7 de octubre, el grupo terrorista Hamas con sus cómplices.
Y si hubo un genocidio evitado, fue gracias a la resistencia de un pueblo, el pueblo judío, que no se rinde ante el odio, que no olvida y que defiende la vida con dignidad y fuerza moral.
Rabino M.Ed. Rubén Najmanovich
*El título de dicho artículo me lo sugirió el Sr. Bernardo Oberlander, miembro activo de la Comunidad Judía del Uruguay

*I discovered your blog site on google and check a few of your early posts. Continue to keep up the very good operate. I just additional up your RSS feed to my MSN News Reader. Seeking forward to reading more from you later on!?
Toy Poodle, zarif görünümü ve zeki yapısıyla dünyanın en sevilen köpek ırklarından biridir. “Toy” kelimesi, bu cinsin boyutunu ifade eder; standart ve minyatür poodle’ların en küçüğüdür. Ortalama 24-28 cm yüksekliğe ve 2-4 kilogram ağırlığa sahiptir. Küçük yapısına rağmen oldukça enerjik, canlı ve sosyal bir karaktere sahiptir. İlk olarak Fransa’da popülerleşmiş olsa da, kökeni Almanya’ya dayanmaktadır. Av köpeği olarak yetiştirilen Poodle’lar, zamanla zarif görünümü nedeniyle aristokratlar arasında süs köpeği olarak da ilgi görmeye başlamıştır.
Toy Poodle’ların en dikkat çekici özelliklerinden biri kıvırcık, hipoalerjenik (alerji yapmayan) tüy yapılarıdır. Bu özellikleri onları astım ya da alerji sorunu olan insanlar için ideal bir evcil hayvan yapar. Dökülmeyen tüyleri sayesinde ev içinde temizlik konusunda da avantaj sağlarlar. Ancak bu tüyler düzenli bakım ister; haftada birkaç kez taranmalı ve 4-6 haftada bir profesyonelce tıraş ettirilmelidir. Ayrıca göz çevresi ve kulakları da düzenli olarak temizlenmelidir çünkü küçük ırk köpeklerde kulak enfeksiyonlarına daha sık rastlanabilir.
Toy Poodle’ların en dikkat çekici özelliklerinden biri kıvırcık, hipoalerjenik (alerji yapmayan) tüy yapılarıdır. Bu özellikleri onları astım ya da alerji sorunu olan insanlar için ideal bir evcil hayvan yapar. Dökülmeyen tüyleri sayesinde ev içinde temizlik konusunda da avantaj sağlarlar. Ancak bu tüyler düzenli bakım ister; haftada birkaç kez taranmalı ve 4-6 haftada bir profesyonelce tıraş ettirilmelidir. Ayrıca göz çevresi ve kulakları da düzenli olarak temizlenmelidir çünkü küçük ırk köpeklerde kulak enfeksiyonlarına daha sık rastlanabilir.
Toy Poodle’ların en dikkat çekici özelliklerinden biri kıvırcık, hipoalerjenik (alerji yapmayan) tüy yapılarıdır. Bu özellikleri onları astım ya da alerji sorunu olan insanlar için ideal bir evcil hayvan yapar. Dökülmeyen tüyleri sayesinde ev içinde temizlik konusunda da avantaj sağlarlar. Ancak bu tüyler düzenli bakım ister; haftada birkaç kez taranmalı ve 4-6 haftada bir profesyonelce tıraş ettirilmelidir. Ayrıca göz çevresi ve kulakları da düzenli olarak temizlenmelidir çünkü küçük ırk köpeklerde kulak enfeksiyonlarına daha sık rastlanabilir.
Zeka seviyesi oldukça yüksek olan Toy Poodle’lar, eğitime çok açıktır. Komutları hızlı öğrenirler ve genellikle pozitif pekiştirmeyle yapılan eğitimlerde üstün başarı gösterirler. Bu yönleriyle çocuklu aileler, yaşlı bireyler ya da ilk kez köpek sahibi olacak kişiler için uygun bir tercihtir. Aynı zamanda çeşitli köpek sporlarında da başarılı olurlar. Ev içinde sakin olsalar da, enerjilerini atabilmeleri için günlük yürüyüşler ve zihin açıcı aktiviteler gereklidir. Uzun süre yalnız bırakıldıklarında ise can sıkıntısından dolayı huzursuz olabilirler.
Toy Poodle, zarif görünümü ve zeki yapısıyla dünyanın en sevilen köpek ırklarından biridir. “Toy” kelimesi, bu cinsin boyutunu ifade eder; standart ve minyatür poodle’ların en küçüğüdür. Ortalama 24-28 cm yüksekliğe ve 2-4 kilogram ağırlığa sahiptir. Küçük yapısına rağmen oldukça enerjik, canlı ve sosyal bir karaktere sahiptir. İlk olarak Fransa’da popülerleşmiş olsa da, kökeni Almanya’ya dayanmaktadır. Av köpeği olarak yetiştirilen Poodle’lar, zamanla zarif görünümü nedeniyle aristokratlar arasında süs köpeği olarak da ilgi görmeye başlamıştır.
Toy Poodle, zarif görünümü ve zeki yapısıyla dünyanın en sevilen köpek ırklarından biridir. “Toy” kelimesi, bu cinsin boyutunu ifade eder; standart ve minyatür poodle’ların en küçüğüdür. Ortalama 24-28 cm yüksekliğe ve 2-4 kilogram ağırlığa sahiptir. Küçük yapısına rağmen oldukça enerjik, canlı ve sosyal bir karaktere sahiptir. İlk olarak Fransa’da popülerleşmiş olsa da, kökeni Almanya’ya dayanmaktadır. Av köpeği olarak yetiştirilen Poodle’lar, zamanla zarif görünümü nedeniyle aristokratlar arasında süs köpeği olarak da ilgi görmeye başlamıştır.
Toy Poodle, zarif görünümü ve zeki yapısıyla dünyanın en sevilen köpek ırklarından biridir. “Toy” kelimesi, bu cinsin boyutunu ifade eder; standart ve minyatür poodle’ların en küçüğüdür. Ortalama 24-28 cm yüksekliğe ve 2-4 kilogram ağırlığa sahiptir. Küçük yapısına rağmen oldukça enerjik, canlı ve sosyal bir karaktere sahiptir. İlk olarak Fransa’da popülerleşmiş olsa da, kökeni Almanya’ya dayanmaktadır. Av köpeği olarak yetiştirilen Poodle’lar, zamanla zarif görünümü nedeniyle aristokratlar arasında süs köpeği olarak da ilgi görmeye başlamıştır.
Zeka seviyesi oldukça yüksek olan Toy Poodle’lar, eğitime çok açıktır. Komutları hızlı öğrenirler ve genellikle pozitif pekiştirmeyle yapılan eğitimlerde üstün başarı gösterirler. Bu yönleriyle çocuklu aileler, yaşlı bireyler ya da ilk kez köpek sahibi olacak kişiler için uygun bir tercihtir. Aynı zamanda çeşitli köpek sporlarında da başarılı olurlar. Ev içinde sakin olsalar da, enerjilerini atabilmeleri için günlük yürüyüşler ve zihin açıcı aktiviteler gereklidir. Uzun süre yalnız bırakıldıklarında ise can sıkıntısından dolayı huzursuz olabilirler.
Toy Poodle, zarif görünümü ve zeki yapısıyla dünyanın en sevilen köpek ırklarından biridir. “Toy” kelimesi, bu cinsin boyutunu ifade eder; standart ve minyatür poodle’ların en küçüğüdür. Ortalama 24-28 cm yüksekliğe ve 2-4 kilogram ağırlığa sahiptir. Küçük yapısına rağmen oldukça enerjik, canlı ve sosyal bir karaktere sahiptir. İlk olarak Fransa’da popülerleşmiş olsa da, kökeni Almanya’ya dayanmaktadır. Av köpeği olarak yetiştirilen Poodle’lar, zamanla zarif görünümü nedeniyle aristokratlar arasında süs köpeği olarak da ilgi görmeye başlamıştır.
Toy Poodle’ların en dikkat çekici özelliklerinden biri kıvırcık, hipoalerjenik (alerji yapmayan) tüy yapılarıdır. Bu özellikleri onları astım ya da alerji sorunu olan insanlar için ideal bir evcil hayvan yapar. Dökülmeyen tüyleri sayesinde ev içinde temizlik konusunda da avantaj sağlarlar. Ancak bu tüyler düzenli bakım ister; haftada birkaç kez taranmalı ve 4-6 haftada bir profesyonelce tıraş ettirilmelidir. Ayrıca göz çevresi ve kulakları da düzenli olarak temizlenmelidir çünkü küçük ırk köpeklerde kulak enfeksiyonlarına daha sık rastlanabilir.
Toy Poodle, zarif görünümü ve zeki yapısıyla dünyanın en sevilen köpek ırklarından biridir. “Toy” kelimesi, bu cinsin boyutunu ifade eder; standart ve minyatür poodle’ların en küçüğüdür. Ortalama 24-28 cm yüksekliğe ve 2-4 kilogram ağırlığa sahiptir. Küçük yapısına rağmen oldukça enerjik, canlı ve sosyal bir karaktere sahiptir. İlk olarak Fransa’da popülerleşmiş olsa da, kökeni Almanya’ya dayanmaktadır. Av köpeği olarak yetiştirilen Poodle’lar, zamanla zarif görünümü nedeniyle aristokratlar arasında süs köpeği olarak da ilgi görmeye başlamıştır.
Zeka seviyesi oldukça yüksek olan Toy Poodle’lar, eğitime çok açıktır. Komutları hızlı öğrenirler ve genellikle pozitif pekiştirmeyle yapılan eğitimlerde üstün başarı gösterirler. Bu yönleriyle çocuklu aileler, yaşlı bireyler ya da ilk kez köpek sahibi olacak kişiler için uygun bir tercihtir. Aynı zamanda çeşitli köpek sporlarında da başarılı olurlar. Ev içinde sakin olsalar da, enerjilerini atabilmeleri için günlük yürüyüşler ve zihin açıcı aktiviteler gereklidir. Uzun süre yalnız bırakıldıklarında ise can sıkıntısından dolayı huzursuz olabilirler.
Toy Poodle’ların en dikkat çekici özelliklerinden biri kıvırcık, hipoalerjenik (alerji yapmayan) tüy yapılarıdır. Bu özellikleri onları astım ya da alerji sorunu olan insanlar için ideal bir evcil hayvan yapar. Dökülmeyen tüyleri sayesinde ev içinde temizlik konusunda da avantaj sağlarlar. Ancak bu tüyler düzenli bakım ister; haftada birkaç kez taranmalı ve 4-6 haftada bir profesyonelce tıraş ettirilmelidir. Ayrıca göz çevresi ve kulakları da düzenli olarak temizlenmelidir çünkü küçük ırk köpeklerde kulak enfeksiyonlarına daha sık rastlanabilir.
Toy Poodle, zarif görünümü ve zeki yapısıyla dünyanın en sevilen köpek ırklarından biridir. “Toy” kelimesi, bu cinsin boyutunu ifade eder; standart ve minyatür poodle’ların en küçüğüdür. Ortalama 24-28 cm yüksekliğe ve 2-4 kilogram ağırlığa sahiptir. Küçük yapısına rağmen oldukça enerjik, canlı ve sosyal bir karaktere sahiptir. İlk olarak Fransa’da popülerleşmiş olsa da, kökeni Almanya’ya dayanmaktadır. Av köpeği olarak yetiştirilen Poodle’lar, zamanla zarif görünümü nedeniyle aristokratlar arasında süs köpeği olarak da ilgi görmeye başlamıştır.
Toy Poodle, zarif görünümü ve zeki yapısıyla dünyanın en sevilen köpek ırklarından biridir. “Toy” kelimesi, bu cinsin boyutunu ifade eder; standart ve minyatür poodle’ların en küçüğüdür. Ortalama 24-28 cm yüksekliğe ve 2-4 kilogram ağırlığa sahiptir. Küçük yapısına rağmen oldukça enerjik, canlı ve sosyal bir karaktere sahiptir. İlk olarak Fransa’da popülerleşmiş olsa da, kökeni Almanya’ya dayanmaktadır. Av köpeği olarak yetiştirilen Poodle’lar, zamanla zarif görünümü nedeniyle aristokratlar arasında süs köpeği olarak da ilgi görmeye başlamıştır.
Toy Poodle’ların en dikkat çekici özelliklerinden biri kıvırcık, hipoalerjenik (alerji yapmayan) tüy yapılarıdır. Bu özellikleri onları astım ya da alerji sorunu olan insanlar için ideal bir evcil hayvan yapar. Dökülmeyen tüyleri sayesinde ev içinde temizlik konusunda da avantaj sağlarlar. Ancak bu tüyler düzenli bakım ister; haftada birkaç kez taranmalı ve 4-6 haftada bir profesyonelce tıraş ettirilmelidir. Ayrıca göz çevresi ve kulakları da düzenli olarak temizlenmelidir çünkü küçük ırk köpeklerde kulak enfeksiyonlarına daha sık rastlanabilir.
Toy Poodle, zarif görünümü ve zeki yapısıyla dünyanın en sevilen köpek ırklarından biridir. “Toy” kelimesi, bu cinsin boyutunu ifade eder; standart ve minyatür poodle’ların en küçüğüdür. Ortalama 24-28 cm yüksekliğe ve 2-4 kilogram ağırlığa sahiptir. Küçük yapısına rağmen oldukça enerjik, canlı ve sosyal bir karaktere sahiptir. İlk olarak Fransa’da popülerleşmiş olsa da, kökeni Almanya’ya dayanmaktadır. Av köpeği olarak yetiştirilen Poodle’lar, zamanla zarif görünümü nedeniyle aristokratlar arasında süs köpeği olarak da ilgi görmeye başlamıştır.
Toy Poodle, zarif görünümü ve zeki yapısıyla dünyanın en sevilen köpek ırklarından biridir. “Toy” kelimesi, bu cinsin boyutunu ifade eder; standart ve minyatür poodle’ların en küçüğüdür. Ortalama 24-28 cm yüksekliğe ve 2-4 kilogram ağırlığa sahiptir. Küçük yapısına rağmen oldukça enerjik, canlı ve sosyal bir karaktere sahiptir. İlk olarak Fransa’da popülerleşmiş olsa da, kökeni Almanya’ya dayanmaktadır. Av köpeği olarak yetiştirilen Poodle’lar, zamanla zarif görünümü nedeniyle aristokratlar arasında süs köpeği olarak da ilgi görmeye başlamıştır.
Zeka seviyesi oldukça yüksek olan Toy Poodle’lar, eğitime çok açıktır. Komutları hızlı öğrenirler ve genellikle pozitif pekiştirmeyle yapılan eğitimlerde üstün başarı gösterirler. Bu yönleriyle çocuklu aileler, yaşlı bireyler ya da ilk kez köpek sahibi olacak kişiler için uygun bir tercihtir. Aynı zamanda çeşitli köpek sporlarında da başarılı olurlar. Ev içinde sakin olsalar da, enerjilerini atabilmeleri için günlük yürüyüşler ve zihin açıcı aktiviteler gereklidir. Uzun süre yalnız bırakıldıklarında ise can sıkıntısından dolayı huzursuz olabilirler.
Toy Poodle’ların en dikkat çekici özelliklerinden biri kıvırcık, hipoalerjenik (alerji yapmayan) tüy yapılarıdır. Bu özellikleri onları astım ya da alerji sorunu olan insanlar için ideal bir evcil hayvan yapar. Dökülmeyen tüyleri sayesinde ev içinde temizlik konusunda da avantaj sağlarlar. Ancak bu tüyler düzenli bakım ister; haftada birkaç kez taranmalı ve 4-6 haftada bir profesyonelce tıraş ettirilmelidir. Ayrıca göz çevresi ve kulakları da düzenli olarak temizlenmelidir çünkü küçük ırk köpeklerde kulak enfeksiyonlarına daha sık rastlanabilir.
Vergi avukatı, mükelleflerin vergi ile ilgili uyuşmazlıklarında hukuki destek sağlayan, vergi mevzuatına hakim uzman bir avukattır. Gelir Vergisi, Kurumlar Vergisi, Katma Değer Vergisi (KDV) gibi konularda danışmanlık hizmeti sunarak bireylerin ve şirketlerin vergi yükümlülüklerini doğru şekilde yerine getirmelerine yardımcı olur. Ayrıca vergi cezaları, vergi denetimleri ve vergi davaları gibi durumlarda da müvekkillerini temsil eder. Vergi avukatı, hem önleyici hukuki danışmanlık sunar hem de dava süreçlerinde profesyonel savunma gerçekleştirir.
Vergi davaları, genellikle idareyle mükellef arasında çıkan anlaşmazlıkların yargıya taşınmasıyla başlar. Bu süreçte vergi avukatı, dava dilekçesinin hazırlanmasından duruşmalara katılıma kadar her aşamada müvekkilini temsil eder. Özellikle Vergi Mahkemelerinde görülen davalarda uzman bir vergi avukatı ile çalışmak, dava sürecinin başarılı bir şekilde yürütülmesi açısından büyük önem taşır. Vergi cezalarının iptali, uzlaşma süreçleri ve vergi yapılandırmaları gibi konularda da vergi avukatı mükellefe stratejik çözümler sunar.